Ağu 142019
 

SIFIR AYRIMCILIK DERNEĞİ BATI BALKANLAR VE TÜRKİYE’DE ROMAN SİVİL TOPLUMUNU GÜÇLENDİRMEK ÜZERE ORTAK GİRİŞİM PROJESİ KAPSAMINDA KAPASİTE GELİŞTİRME FONU VERİYOR!

Sıfır Ayrımcılık Derneği’nin de katılımcısı olduğu Batı Balkanlar Projesi dahilinde derneğimiz Roman savunuculuğunun geliştirmesi için çalışacak Rom, Dom, Lom ve Abdal derneklerine kapasite geliştirme fonu dahilinde bir hibe verecektir.

Alt sınırı 500 Euro, üst sınırı 1500 Euro olan bu kapasite geliştirme fonu ile Rom, Dom, Lom ve Abdal STÖ’lerinin savunuculuk ve izleme faaliyetlerine destek olunması amaçlanmaktadır.

Kapasite geliştirme fonuna dair daha fazla bilgi almak adına aşağıdaki linki ziyaret edebilirsiniz:

https://drive.google.com/file/d/1Q1Lyzh2e6qMOxFm7Y6yFZ2eJT-twx74-/view?usp=sharing

 Etkinlikler KAPASİTE GELİŞTİRME FONUMUZUN BAŞVURU SÜRESİ 23 AĞUSTOS 2019’A UZATILDI! için yorumlar kapalı
Ağu 022019
 

Tarihin en acı olaylarından birisi olan Holokost boyunca, Naziler ve müttefikleri Avrupa’daki Roman popülasyonunun %25’ini sistematik bir soykırıma tabi tuttular. Ölü sayısının 220.000 ila 880.000 arasında olduğu belirlenen ve Porajmos olarak bilinen bu korkunç katliam, Nazi Almanyası tarafından işlenen en büyük insanlık suçlarından biri olarak hafızalara kazındı.

Roman dilinde “Yok etme” anlamına gelen “Porajmos” kelimesi, Romanların 1938 tarihi itibarıyla Nazi Almanya’sı tarafından maruz bırakıldıkları sistematik soykırımı tanımlamak için kullanılmaktadır. Roman halkı tarafından asla unutulmayan bu trajedinin uluslararası bir tanınırlık kazanması ve Almanya’nın tazminat bedeli ödemeye başlaması ise 1976 yılına değin gerçekleşmemiştir. 2011 yılından itibaren resmi olarak bir yas günü ilân edilen Porajmos’a zemin hazırlayan olaylar ise Nazilerin Almanya’da güç kazanmasından öncelere dayanmaktadır.

Romanlara Yönelik Uzun ve Tarihsel bir Zulüm

Naziler’in iktidarı ele geçirmesinin öncesinde bile Almanya’da Romanlar’a yönelik antiziganist politikalar büyük bir zulüme sebep oluyordu. 14. yüzyıldan beridir varlıklarını sürdürdükleri Avrupa’da göçebe bir yaşam tarzını benimsemiş Romanlar, Almanya da dahil olmak üzere nereye giderlerse gitsinler, ayrımcılığa, ırkçılığa ve mezalime maruz kalmışlardı.

1899 yılından başlayarak Naziler’in iktidar olduğu 1933 yılına değin devam eden bir süreçte Alman yasa koyucular, Romanlar’ın haklarını kısıtlayan ve onları toplum gözünde ikinci sınıf vatandaş konumuna düşüren pek çok yasa tasarısına imza attılar. Roman topluluklar sürekli olarak gözlendi, kamusal alanlardan uzak tutuldu, yüzme havuzlarına dahi girmeleri engellendi. Ülkenin birçok önemli kısmına girme hakları ellerinden alınan Romanlar aynı zamanda Alman polisi tarafından ortada hiçbir sebep olmadan tutuklanabiliyorlardı.

Yaygın kanı, bir Roman parmaklıklar ardına gittiğinde ülkenin daha güvenli bir yer haline geldiği yönündeydi.

Romanlar’a yönelik yaklaşımlar Naziler’in iktidara gelişiyle beraber daha da kötüye gitti. Adolf Hitler, Romanları sadece göçebe bir topluluk olarak değil, Alman ırkının sözümona “ırksal saflığına” yönelik bir tehdit unsuru olarak görüyordu. 1936 yılında, Naziler’in “Çingene Sorunu” ile “baş edebilmek” için, Demografik Biyoloji ve Irksal Hijyen Araştırma Merkezi direktörü Robert Ritter Romanlarla “görüştü” ve “bir takım röportajlar” gerçekleştirdi.

Ritter’in bu “görüşmeler” ve “röportajlar” sonunda vardığı sonuç korkunç bir olaylar zincirinin başlamasına neden olacak, tarihin tanıklık ettiği en utanç verici kıyımlardan birisinin temel taşı olacaktı. Romanların Alman ırkının kanını “dejenere” edici bir kan taşıdığı sonucuna varan Ritter, Romanları yaşadıkları yerleri yetkililere bildirmekle tehdit ederek Almanya’daki hemen hemen tüm Romanların kaydının tutulduğu bir arşiv oluşturmaya başladı.

Romanların Yurtlarından Edilmesi


Tarih 1936 yılını gösterdiğinde, Romanların etnik Almanlarla evlenme hakları, oy kullanma hakları ve vatandaşlıkları ellerinden alındı. Bunu takiben Naziler, Romanları kısırlaştırmaya başladılar ve onları bir araya toplayıp, yurtlarından ederek kamplara ve izole edilecekleri sağlıksız bölgelere gönderdiler.


Başlangıçta, sayısız Roman taşınılabilir toplama kamplarına zorla gönderildiler ve kendi ayrık kamplarında tutuldular. Daha sonra, Nazi otoriteleri tarafından bir diğer soykırım kurbanı olan Yahudi halkıyla bir araya getirildiler. En nihayetinde de çalışma kamplarına ve sistematik olarak öldürülecekleri “ölüm kamplarına” doğru gönderildiler.

Porajmos, işte böyle başlamıştı.

Porajmos

1942 yılına geldiğimizde, SS kumandanı Heinrich Himmler tüm Romanların toplama kamplarına zorla nakledilmesini onaylayan bir emri imzalandığında, Roman Soykırımı resmen başladı. Birkaç yıl içerisinde Naziler, Avrupa’da yaşayan yaklaşık 1 milyonluk Roman nüfusunun tümünü katletmeyi ön gören insanlık dışı bir program hazırladılar.

Nazi kontrolündeki Avrupa boyunca, bulunabilen her Roman zorla alıkondu, gettolarından çıkartıldılar ve toplama kamplarına insan onurunu ayaklar altına alan koşullarda gönderilerek zehirli gazla katlediler. Sovyetler Birliği’nin Naziler tarafından ele geçirilen kısımlarında ise çok daha korkunç bir durum söz konusuydu. Nazilerin ölüm mangaları olarak bilinen ve çoğunluğu gönüllülerden oluşan Einsatzgruppen, köy köy, kasaba kasaba dolaşarak bulabildikleri her Roman bireyi işkence ederek, kurşuna dizerek ve insanlık dışı muamelelere tabi tutarak katlettiler. Sadece Einsatzgruppen mangalarının katlettiği insan sayısının yaklaşık 8.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Tanınmamış bir Soykırım

“İnsan deneyleri”, toplu katliamlar ve toplama kamplarındaki gazlı ölümler ile Naziler ve işbirlikçileri toplamda 220.000 ilâ 880.000 arası Roman’ın ölümüne sebep oldular. Holokost mağduru olan diğer azınlıkların aksine Romanlar’ın çektikleri acılar çok az gündeme getirildi ve tanındı. Hatta ve hatta Naziler’in iktidarı 1945 yılında sona erdiğinde dahi, Romanla’a yönelik ırkçılık ve ayrımcılık bazı kesimlerin Romanlar’ın “Onlara yapılan soykırımın tanınmasını dahi haketmediğini” söyleyeceği kadar ileriye gitti.

Batı Almanya’da kurulan savaş sonrası hükumet ve müttefiklerin kendileri dahi Romanları ırkçı mezalimin kurbanı bir topluluk olarak görmeyi ve tazminat taleplerini bir süre reddettiler, hatta ve hatta Romanların Nazi Almanya’sı tarafından “suça eğilimli ve asosyal tabiatlarından dolayı öldürüldüğünü” iddia ederek Romanlara yönelik saldırıların ve ırkçılığın önünü daha da açabilecek beyanlarda bulundular.

Roman Soykırımı’nın kurbanları, genel olarak Holokost sürecinde katledilen diğer talihsiz halklar açısından baktığımızda, ilgiden ve sempatiden maalesef ki yoksun bırakıldılar fakat en nihatyetinde, Batı Almanya Parlamento’su 1979 yılında Porajmos’un ırkçılık ve etnik ayrımcılık tarafından motive edilmiş bir katliam olduğuna kanaat getirdi ve bu sayede pek çok mağdur tazminat almaya hak kazandı. Gelgelelim, bu vakte kadar Porajmos boyunca hayatta kalmayı başaran pek çok Roman, ölmüşt ve ancak 70 yıl kadar sonra Porajmos kurbanı Romanlar’ın yaşadığı zulüm toplumsal tanınırlık düzeyine ulaşabildi ve kurbanlar adına bir anıt dikildi.

Ancak bu zamana değin, yüz binlerce Roman Soykırımı kurbanı Roman olmayan topluluklar ve ülkeler tarafından unutuldu. Avrupa’daki nüfuslarının %25’inin katledilmesine ve İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra bile büyük bir ayrımcılığa maruz kalmalarına rağmen Romanlar’ın yaşadığı bu büyük felaketin tanınırlığa ulaşması neredeyse 70 yıl kadar sürdü.

Romanların sistematik olarak yok edildiği, insani haklarından mahrum bırakıldığı ve bir halkın geleceğiyle oynanan Roman Soykırımı’nı yani Porajmos’u asla unutmayacak, Romanlar’ın sadece Avrupa değil, Dünya çapında da hak ettikleri konuma ulaşmaları için elimizden geleni yapacağız.

 Etkinlikler PORAJMOS: TARİHİN GÖLGESİNDEKİ UNUTULMUŞ ROMAN SOYKIRIMI için yorumlar kapalı
Ağu 012019
 

Sıfır Ayrımcılık Derneği’nin de katılımcısı olduğu Batı Balkanlar ve Türkiye’de Roman Sivil Toplumunu Güçlendirmek Üzere Ortak Girişim Projesi dahilinde derneğimiz Roman savunuculuğunun geliştirmesi için çalışacak Rom, Dom, Lom ve Abdal derneklerine kapasite geliştirme fonu dahilinde bir hibe verecektir.


Alt sınırı 500 Euro, üst sınırı 1500 Euro olan bu kapasite geliştirme fonu ile Rom, Dom, Lom ve Abdal STÖ’lerinin savunuculuk ve izleme faaliyetlerine destek olunması amaçlanmaktadır.


Derneğimizin verdiği kapasite geliştirme fonuna son başvuru tarihi 12 Ağustos 2019 olup, sonuçlar 19 Ağustos 2019 tarihinde açıklanacaktır.
İlgili başvuru formunun doldurularak, 12 Ağustos 2019 tarihine kadar sifirayder@gmail.com adresine gönderilmesi yeterlidir.


Kapasite geliştirme fonu almak için öğrenmeniz gereken detayları ve başvuru formunu indirebilmek için aşağıdaki linkleri ziyaret edebilirsiniz:


Başvuru Hakkında Detaylı Bilgi ve Genel Duyuru

Başvuru Formu

 Etkinlikler SIFIR AYRIMCILIK DERNEĞİ BATI BALKANLAR VE TÜRKİYE’DE ROMAN SİVİL TOPLUMUNU GÜÇLENDİRMEK ÜZERE ORTAK GİRİŞİM PROJESİ KAPSAMINDA KAPASİTE GELİŞTİRME FONU VERİYOR! için yorumlar kapalı
Tem 312019
 

İstanbul’da bulunan İsveç Başkonsolosluğu tarafından desteklenen ve Sıfır Ayrımcılık Derneği tarafından faaliyetleri sürdürülen “Roman Entegrasyonu İçin İzleme ve Savunuculuk – 2020 Projesi” kapsamında, Sıfır Ayrımcılık Derneği, kadın ve genç Romanların sivil topluma katılımı için küçük hibeler vermeye başladı!
Kadın ve genç Roman, Dom, Lom ve Abdallar’ın farkındalıklarının artması ve kadın ve genç Roman, Dom, Lom ve Abdallar odaklı Sivil Toplum Kuruluşları’nın oluşturulması ve bu kuruluşlara etkin katılımın sağlanması için Sıfır Ayrımcılık Derneği, küçük hibeler ile destek verecektir.
Proje, Roman, Dom, Lom ve Abdallar’a dair barınma, istihdam ve ayrımcılık konularına odaklandığından dolayı özellikle bu konulara yoğunlaşacak kadın ve gençlerle çalışacak STK’lara destek sunulacaktır.
Hibe başvurularımız 15 Ağustos 2019 saat 17:00’ye kadar kabul edilmektedir!
Başvurular, başvuru rehberinde yer alan yönergelere göre hazırlanmalı ve sifirayder@gmail.com adresine 15 Ağustos 2019 tarihine saat 17.00’a kadar gönderilmelidir.
Detaylı bilgi ve başvuru formu için aşağıda bulunan dosyaları indirebilirsiniz!


Sıfır Ayrımcılık Derneği

 Etkinlikler SIFIR AYRIMCILIK DERNEĞİ FON BAŞVURULARI AÇILDI için yorumlar kapalı
Tem 232019
 

Türkiye’de ilk defa Sıfır Ayrımcılık Derneği tarafından iki yıl önce Roman gençlerine yönelik düzenlenmiş olan Başka bir Siyaset Okulu’nun üçüncüsü, bu yıl 20 – 28 Ekim 2019 tarihleri arasında İzmir’de tüm gençlere yönelik düzenleniyor!

Program 18-35 yaş arasında, toplumsal meselelere duyarlı, liderlik potansiyeli gösteren, aktif yurttaşlık bilincine sahip Roman gençlerin katılımına açıktır. Daha önce üniversite kulübü, sivil toplum örgütü ya da yerel yönetimler gibi kurum ve oluşumlarda aktif çalışmış/çalışmakta olan gençlere öncelik tanınacaktır.

Programın katılımcıları, eğitimciler, akademisyenler, sivil toplum temsilcileri ve mevcut / eski dönem milletvekillerinden oluşacaktır. Programa 20 kişi katılacaktır. Gelen başvurular proje ekibi tarafından coğrafi dağılım ve yaş gözetilerek değerlendirilecektir.

Katılımcıların tüm ulaşım, konaklama ve yemek masrafları program tarafından karşılanmaktadır.

Başvurularınız için formumuzu doldurup özgeçmişinizi 31 Ağustos 2019’a kadar, baskabirsiyasetokulu@gmail.com adresine göndermeniz gerekmektedir. Seçilen katılımcılar mail yoluyla bilgilendirilecektir.

Sorularınız için http://baskabirsiyasetokulu.net adresi üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Başvuru formu:
https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSfRuGUxjRhnTzFDkRrjvboW5imTBHPzc1Wnk318fBpjoHb5mw/viewform

İnternet Sitesi:
http://www.baskabirsiyasetokulu.net/

Facebook Sayfası:
https://www.facebook.com/baskabirsiyasetokulu/

Facebook Etkinlik Sayfası:
https://www.facebook.com/events/541033166701632/




 Etkinlikler Başka Bir Siyaset Okulu’nun 2019 yılı başvuruları açıldı! için yorumlar kapalı
Nis 112019
 

Sıfır Ayrımcılık Derneği, içinde bulunduğu Batı Balkanlar ve Türkiye’de Roman Sivil Toplumu Geliştirme Ortak Girişimi ile işbirliği halinde yürütülen Roman Sivil Toplum Örgütleri Projesi kapsamında,  2018’den beri Türkiye’nin En Roman Dostu Belediye Başkanı’nı seçiyor. Geçtiğimiz yıl ödülü Samsun Canik Belediye Başkanı Sayın Osman Genç ve İstanbul Şişli Belediyesi Başkanı Sayın Hayri İnönü almaya hak kazanmıştı. Ödülü alan belediye başkanları ekipleriyle birlikte proje kapsamında seçilen diğer belediye başkanlarıyla Brüksel’de bir araya geldiler.

Sıfır Ayrımcılık Derneği bu sene de Türkiye’nin En Roman Dostu Belediye Başkanı’nı seçmek üzere bir kampanya başlattı. Kampanya, her sene Dünya Roman Günü olarak kutlanan 8 Nisan’da başlayacak. En Roman Dostu Belediye Başkanı Kampanyası’na katılacak olan adayların en geç 06 Eylül 2019 tarihine kadar başvuru yapmaları gerekiyor.

EN ROMAN DOSTU BELEDİYE BAŞKANI BRÜKSEL’E DAVET EDİLECEK

Belediye Başkanları adına yapılacak başvurular, sorulardan oluşan form doldurularak ve ve ek dokümanları hazırlanarak yapılabilir. Seçim, jüri heyeti tarafından gerçekleştirilecek. Jüride yer almaları için, Romanların da bulunduğu yetkin sivil toplum temsilcileri, akademisyenler, yerel yönetim uzmanları ve alanında uzman olan kişiler davet edilecek. Seçilen Belediye Başkanı İstanbul’da yapılacak bir toplantıyla kamuoyuna duyurulacak. Ayrıca Batı Balkanlar ve Türkiye’de Roman Sivil Toplumu Geliştirme Ortak Girişimi’nde yer alan diğer ülkelerde seçilmiş En Roman Dostu Belediye Başkanları ile birlikte  beraber Brüksel’e davet edilecek.

ÖDÜL BELEDİYELERİN ŞEFFAF VE AYRIMCILIKTAN UZAK POLİTİKA OLUŞTURMASINI AMAÇLIYOR

Sıfır Ayrımcılık Derneği, Roman Yerel Sivil Toplum Örgütleri Projesi’nin amacını şöyle özetliyor: “Birlikte mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşayabilmemiz için şeffaf ve ayrımcılıktan uzak belediyecilik anlayışının yaygınlaşması ve uygulanması büyük önem taşımaktadır. Belediye Başkanlarının yerel yönetimlerde Romanlarla ilişkilerinin güçlendirilmesini hedefliyoruz. Ayrıca belediyelerin ve belediye başkanlarının, Romanların toplumsal içermesi konusunda sorumluluk almaya teşvik edilmesi ve farkındalık sahibi olmasını amaçlıyoruz. Bu kampanya ile uluslararası platformlarla bağ kurarak daha geniş ağlarda birlikte roman içermesi konusunda önemli adımlar atmayı amaçlıyoruz. Romanların toplumsal içermesi konusunda yaşanan sorunlara yönelik uygulanabilir ve bütünlüklü sosyal politikalar geliştirmek istiyoruz.”

Başvuru için gerekli koşullar:

Şeffaf belediyecilik ilkelerini benimseyen ve ayrımcılıktan uzak katılımı savunan belediyecilik anlayışı içinde hareket eden ve kendi sınırları içerisinde Romanlar ve Roman gruplarından herhangi bir topluluğu barındıran belediyeler başvuruda bulunabilir.

Başvuru şekli ve tarihi :

  • Adaylar, En Roman Dostu Belediye Başkanı aday başvuru formunu eksiksiz olarak doldurarak,  aday Belediye Başkanı tarafından imzalanıp tarandıktan sonra,
  • Başvuru formunu destekler nitelikte makale, haber, raporlar, protokoller eklenerek,
  • Roman toplulukların Belediye ile ilgili görüşlerini geribildirimlerini içeren raporu eklenerek,
  • Fotoğraflar eklenerek,
  • “En Roman Dostu Belediye Başkanı Başvurusu”  başlığıyla esinihlamur@gmail.com  adresine gönderilmesi, ek belgelerin 25 MB sınırını aşmaması gerekmektedir.
  • Kampanyanın son başvuru tarihi olan 06.09.2019 tarihine mesai bitimine kadar formu  ve ek belgeleri eksiksiz teslim etmeleri gerekiyor. Başvuru formuna http://www.sifirayrimcilik.org/ adresinden ulaşılabilir.
 Etkinlikler EN ROMAN DOSTU BELEDİYE BAŞKANI ADAY BAŞVURULARI BAŞLADI için yorumlar kapalı
Şub 112019
 

Yarışma kuralları ve ödül kriterleri

1. Arka plan

Avrupa’daki tahmini nüfusu 12 milyon olan Roman azınlık, Avrupa’nın en büyük etnik azınlıklarından biridir. Batı Balkanlar’da yaşayan yaklaşık 1 milyon Roman ve Türkiye’de yaşayan 2,8 milyon Roman, Avrupa’ya ayrılmaz bir şekilde bağlı olan zengin bir kültür ve tarihi paylaştığı gibi, uzun bir dışlanma geçmişiyle de karşı karşıya kaldı. Bugün bile bir çok Roman hala şiddetli ırkçılık, ayrımcılık, sosyal dışlanma ve yoksulluk biçimleriyle karşı karşıya ve bu yüzden, durumlarının iyileştirilmesi Avrupa Komisyonu için temel bir öncelik.

Üstelik, Roman kadınlar hem Roman hem de kadın olmalarından dolayı çifte ayrımcılığa uğruyor. Batı Balkanlar ve Türkiye’de yaşayan Roman kadınlar, politika geliştirme süreçlerinden dışlanıyor, eğitim ve istihdama erişimde zorluk çekiyor, nitelikli sağlık hizmeti alamıyor ve ev içi şiddete maruz bırakılıyor. Her şeye rağmen, Roman kadınlar, Romanların karşılaştığı zorluklar hakkında farkındalık sahibi olarak ve çoğu durumda topluluklarını öz örgütlenme ve savunuculuk eylemlerine doğru harekete geçirerek, ailelerinin ve Romanların entegrasyonunun temel etkenlerinden biri oluyor.

Avrupa Birliği, Romanların topluma sosyal entegrasyonunu geliştirmeye ve sahada somut sonuçlar elde etmeye çalışıyor. AB, ayrıca, Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı aracılığıyla sosyal entegrasyon tedbirleri için önemli bir finansal destek sağlıyor.

Genişleme ülkeleri, Roman entegrasyonu hakkında stratejik eylem planları kabul etti. Çalışmaları Roman topluluğuna ilk desteği sağlayan ulusal ve yerel sivil toplum kuruluşları ile bireyler/aktivistler tarafından önemli girişimler gerçekleştirildi.

Girişimlerin çoğu, özellikle kamu hizmetlerine erişim, yurttaşlıkla ilgili belgelendirme ve kayıt sağlayarak, eğitime erişimi artırmaya ve okul terk oranlarını azaltmaya; istihdam fırsatlarını geliştirmeye; sağlık ve barınma koşullarını iyileştirmeye yönelik tedbirlere odaklanıyor.

Bu girişimler, çoğunlukla Roman topluluklarının üyeleri tarafından bireysel olarak tabanda yürütülüyor. Kadınlar sıklıkla girişimlerde rol oynayıp, başarılı olsalar da hala halk tarafından tanınmıyor.

2014 yılından beri bu girişimleri onurlandırmak için verilen Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakereleri Genel Müdürlüğü Roman Entegrasyonu Ödülü, Romanların genişleme ülkelerinde karşılaştığı mevcut zorlukların yanı sıra, temel haklar alanının bir parçası olarak genişleme politikası önceliği olan Roman entegrasyonuna destek sunan sivil toplum kuruluşlarının ve aktivistlerin önemli çalışmalarının görünürlüğünü artırıyor.

2019 yılı AB Roman Entegrasyonu Ödülü, yaşadığı toplulukların dönüşümüne dikkate değer destek sunan ve alternatif olarak sivil toplum kuruluşu çalışmalarında önemli rol üstlenen Roman kadınlara adanmıştır. 

Ödül, Avrupa Birliği IPA fonları tarafından finanse edilmekte olup, Arnavutluk Aktif Roman Örgütü (Roma Active Albania – RAA) tarafından hayata geçirilmektedir.      

2. Ödülün Amacı

AB Roman Entegrasyonu Ödülü, Romanların sosyal entegrasyonunu geliştirmede ve Roman kadınların güçlendirilmesinde kilit rol oynayarak, topluluklarının “Bilinmeyen Kahramanları” olan Roman kadınların, Batı Balkanlar ve Türkiye’deki taban çalışmalarını doğrudan teşvik etmektedir.

Ödül Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Sırbistan, Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti, Kosova[*] ve Türkiye’de yaşayan, yereldeki Roman kadınlara ve alternatif olarak sivil toplum kuruluşlarında faaliyette bulunan Roman kadınlara, başarılarını tanımak amacıyla ve Roman toplulukların yaşam koşulları ile sosyal entegrasyonunda önemli değişiklikler getirecek girişimlerini sürdürmeleri için doğrudan koşulsuz bir destek sunmaktadır. 

Ödül, özellikle;

  • Roman kadınların, Roman entegrasyon sürecine katkısını ve bu süreçteki rolünü öne çıkarmayı ve desteklemeyi,
  • Topluluklarına olumlu değişiklikler getiren Roman kadın rol modelleri tanıtmayı,
  • Avrupa Birliği’nin Roman entegrasyonu için yürüttüğü çalışmaları ve verdiği desteği görünür kılmayı,
  • Roman entegrasyon sürecine katılan aktörler arası uyumu artırmayı ve Roman kadınları kendi topluluklarında güçlendirmeyi,
  • Tabanda gerçekleştirilen eylemlerin tanınmasını ve sürdürülebilirliğini sağlamayı,
  • Sivil toplum kuruluşlarının ve özellikle yereldeki Roman kadın aktivistlerin çalışmalarının olumlu örneklerini tanımlamayı ve paylaşmayı amaçlamaktadır.

Bağımsız bir jüri heyeti başvuruları inceleyecek ve ödül almaya hak kazananları belirleyecektir.

Yedi (7) ülkenin her biri için, birincilik ödülü olarak 7.500 Euro, ikincilik ödülü olarak 4.500 Euro değerinde iki ödül, toplam on dört kazanana verilecektir. Ödülü kazanan Roman kadınların, bunu Roman entegrasyonuyla ilgili faaliyetlerini sürdürmek için kullanmaları beklenmektedir.

Ödül kazananlar, Roma Haftası vesilesiyle, 18-21 Mart 2019 tarihlerinde, Belçika, Brüksel’deki Avrupa kuruluşlarına yapılacak 3 günlük bir çalışma ziyaretine katılmaya davet edilecektir.

3. Yarışma kuralları

Ödüle Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Sırbistan, Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti, Kosova ve Türkiye’de ikamet eden, yereldeki Roman kadınlar ve alternatif olarak sivil toplum kuruluşlarında faaliyet gösteren Roman kadınlar başvurabilir.

Yarışma için doğrudan bireysel başvuru yapılabildiği gibi, genişleme ülkelerinden birinde kurulmuş/aktif olan ilgili gruplar, uluslararası örgütler, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumları da aday gösterebilir.

Başvurular

  • Başvurular doğrudan ilgili kişiler tarafından yapılabilir.
    • Başvurular okunabilir, erişilebilir ve yazdırılabilir bir biçimde olmalıdır.
    • Temel unsurları eksik olan başvurular kabul edilmeyebilir.
    • Bir başvuru, Deklarasyon (Declaration of Honour) ile birlikte, usulüne uygun olarak doldurulduğunda geçerli sayılır.
    • Başvurular, fotoğraflar, kısa videolar (maks. 5 dakika) ve benzeri ilgili belgelerle birlikte sunulmalıdır.
    • Bir kişi sadece tek bir başvuru yapılabilir. Birden fazla başvuru olması durumunda, başvuru sahibi diskalifiye edilecektir.

Aday gösterme

  • Aday gösterme, adayın rızası alınarak, özel kişiler tarafından yapılabildiği gibi, Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Sırbistan, Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti, Kosova ve Türkiye’den oluşan genişleme bölgesinde kurulmuş/aktif olan ilgili gruplar, uluslararası örgütler, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumları da aday gösterebilir.
    • Aday gösterme başvuruları, erişilebilir ve yazdırabilir bir biçimde olmalıdır.
    • Temel unsurları eksik olan aday gösterme başvuruları kabul edilmeyebilir.
    • Bir aday gösterme başvurusu, Deklarasyon (Declaration of Honour) ile birlikte, usulüne uygun olarak doldurulduğunda geçerli sayılır.
    • Aday gösterme başvurusu, fotoğraflar, kısa videolar (maks. 5 dakika) ve benzeri gibi ilgili belgelerle birlikte sunulmalıdır.
    • Her bir özel kişi/sivil toplum kuruluşu/uluslararası örgüt/kamu kurumu sadece tek bir aday gösterebilir. Uluslararası örgütler her ülkeden yalnızca bir aday gösterebilir. Birden fazla aday gösterme başvurusu yapan kişi/sivil toplum kuruluşu/uluslararası örgüt/kamu kurumu diskalifiye edilecektir.

Destekleyici belgeler

Başvurucuların ve aday gösterenlerin mümkün olduğunca ek destekleyici bilgiler vermeleri ve ilgili belgeleri elektronik formatta göndermeleri önerilir. Destekleyici bilgiler şunları içerebilir:

  • Videolar, fotoğraflar.
  • yayınlar (girişimi/projeyi tanıtan bildiriler, broşürler vb.).
  • girişimle/projeyle ilgili internet sitesi linkleri (başvuru formunda belirtilmek üzere).
  • medyada yer alma (eğer varsa).
  • Ödüle başvuran/aday gösterilen kişi tarafından uygulanan girişimin etkisine dair diğer her türlü materyal ve kanıt.

Birden fazla başvuru

Bir kişi yalnızca tek bir başvuru yapabilir.

Bir kişi/sivil toplum kuruluşu/uluslararası örgüt ve/veya kamu kurumu yalnızca tek bir aday gösterebilir.

Birden fazla başvuru ve aday gösterme diskalifiye ile sonuçlanacaktır.

Ödüle bireysel olarak başvuran kişi aynı zamanda aday gösterilemez, aynı şekilde aday gösterilen bir kişi ödüle bireysel olarak başvuramaz.

Bilgilerin yayın amaçlı kullanımı için onay

Başvurucular, aday gösterenler ve aday gösterilenler tarafından verilen bazı bilgiler gelecekte yayın amaçlı kullanılabilir. Bununla ilgili olarak, diğer belgelerle birlikte, tüm taraflarca imzalanmış bir onay formu sunulmalıdır.

Dil

Hem başvurularda hem de aday göstermelerde kullanılacak dil İngilizcedir.

Destekleyici belgeler başka dillerde olabilir, ancak İngilizce versiyonlarının iletilmesinden müteşekkir olunur.

Son teslim tarihi

Başvurular ve aday göstermeler, diğer ilgili belgelerle birlikte, en geç 15 Şubat 2019 günü, Brüksel yerel saatiyle 23:59’da teslim edilmelidir.

Teslim

Başvurular, e-posta yoluyla Application_EU_Award_2019@raa.al adresine gönderilebilir. E-posta başlığında başvurucu isminin baş harfleri ve menşe ülke belirtilmelidir.  

Aday gösterme başvuruları, e-posta yoluyla Nomination_EU_Award_2019@raa.al adresine gönderilebilir. E-posta başlığında aday gösterenin kısa adı, aday gösterilenin isminin baş harfleri ve menşe ülke belirtilmelidir.

Başvurular ve aday göstermeler, diğer ilgili belgelerle birlikte, Roma Active Albania – Rr. “YlbereBylykbashi”; P. 25; Shk. 2; Ap. 4; Tiran, Arnavutluk adresine posta yoluyla da gönderilebilir.Bu durumda, sadece RAA’ya süresi içerisinde ulaşan başvurular/aday göstermeler dikkate alınacaktır. Son teslim tarihinden sonra posta yoluyla ulaşan müracaatlar değerlendirmeye alınmayacaktır.

4. Uygunluk kriterleri

Ödül Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Sırbistan, Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti, Kosova ve Türkiye’den gelen başvurulara ve aday göstermelere açıktır.

  1. Adaylar

Aşağıdaki kriterleri karşılayan ve ödülün finansal desteğini Roman entegrasyonuna katkı sunan girişimlerini devam ettirmek üzere kullanmayı taahhüt eden, yerel Roman kadınlar ve alternatif olarak sivil toplum kuruluşlarında çalışan Roman kadınlar ödüle aday olabilir.

Yerel Roman kadınlar için aranan özellikler:

  • Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Sırbistan, Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti, Kosova ve Türkiye ülkelerinden birinde ikamet etmeli;
    • yerel topluluklarda aktif olmalı ve “b” başlığı altında belirtilen faaliyetleri yerel düzeyde en az 2 yıl boyunca desteklemiş olmalı.

Alternatif olarak, sivil toplum kuruluşlarında çalışan Roman kadınlar için aranan özellikler:

  • Sivil toplum kuruluşları Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Sırbistan, Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti, Kosova ve Türkiye’de bulunmalı;
    • Sivil toplum kuruluşları, “b” başlığı altında belirtilen projeleri yerel düzeyde en az 2 yıl boyunca yürütmüş olmalı;
    • Sivil toplum kuruluşları yararına ödül istenen girişimin, başvurunun/aday göstermenin yapıldığı tarihten önceki en az 6 aylık süreyle uygulandığını gösterebilmelidir. Proje uygulaması 1 Temmuz 2018 tarihinden önce tamamlanmış olamaz.
  • Ödül için uygun faaliyet türleri

Yerel Roman kadın aktivistlere ve alternatif olarak sivil toplum kuruluşlarında çalışan Roman kadınlara, Roman toplulukların aşağıdaki alanlarda yaşam koşulları ve sosyal entegrasyonunda önemli değişiklikler getirecek girişimlerini sürdürmeleri için koşulsuz destek sunulmaktadır.

5. Ödül kriterleri

Roman Entegrasyonu Ödülü kazananları, aşağıdaki ödüllendirme kriterlerine göre, bağımsız bir jüri heyeti tarafından belirlenecektir. Sürecin şeffaflığı ve katılımcıların eşit muamele görmesi sağlanacaktır.

Ödül kriterleri, bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla, aşağıdaki unsurları içermektedir:

  • Aşağıdaki alanlardan birinde, yerel Roman topluluğu veya bireysel olarak Roman kişiler üzerinde doğrudan etki / somut değişim (faaliyetin devam ettiği durumlarda, etki yaratan sonuçlarının olması gerekir):
    • İnsan hakları,
    • Eğitim,
    • Barınma,
    • Sağlık,
    • Cinsiyet eşitliği/güçlendirme,
    • Ayrımcılık karşıtlığı,
    • Çingene karşıtlığıyla mücadele,
    • İstihdam,
    • Yurttaşlıkla ilgili belgelendirme.
  • Yenilikçi ve yaratıcı unsurların ve/veya alana özgü yöntemlerin kullanılması; (örneğin, alternatif eğitim, katılımcı yaklaşım vb.).
  • Yürütülen faaliyetlerin hedef grupların ihtiyaçları ve özelliklerine uygunluğu ve tutarlılığı.
  • Yerel Roman kadınların/sivil toplum kuruluşlarındaki Roman kadınların çalışmaları ve oynadığı rol sayesinde Romanlar ile Roman olmayan topluluklar arasındaki ilişkilerin gelişmesi ve yerel makamların dahiliyetinin sağlanması.
  • Kazananın faaliyetleri ve rolünün topluluktaki diğer kadınlara ilham verip vermediği ve/veya topluluk odaklı girişimleri daha ileriye taşıyıp taşımadığı dahil olmak üzere girişimin sürdürülebilirliği.
  • Eğer halihazırda gerçekleştirilen iş için destek ve fon sağlanıyorsa, katılımcının yenilikçi bir yaklaşıma ve/veya çalışma yöntemine sahip olduğunu göstermesi gerekmektedir.

6. Veri Kullanımı

Gönderilen veri ve kişisel bilgiler, yalnızca ödülün amacı için gizli tutulacaktır.

Başvuruda yer alan tüm kişisel veriler, kişisel verilerin Topluluk kurumları ve organları tarafından işlenmesi konusunda bireylerin korunmasına ilişkin ve bu tür verilerin serbest dolaşımı üzerine 2018/1725 sayı ve 23 Ekim 2018 tarihli Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Direktifi’ne (295 sayı ve 21 Kasım 2018 tarihli Avrupa Birliği Resmi Gazetesi, s. 39-98) uygun şekilde işlenecektir. Bu veriler, Sözleşme Makamı tarafından, Avrupa Topluluğu ve Avrupa Birliği mevzuatına uygun olarak, izleme veya denetlemeyle görevli olan organlara olası bir iletime halel getirmeksizin, yalnızca kazanan başvurunun uygulanması ve takibiyle ilgili olarak işlenecektir.

Katılımcılar, her zaman, kişisel verilerinin işlenmesiyle ilgili Avrupa Veri Koruma Denetmeni’ne şikayette bulunabilir.

Komisyon, hangi şekilde ve mecrada veya mecra tarafından olursa olsun, yalnızca aşağıdaki bilgileri yayınlamaya yetkilidir:

  • Kazanan başvuru sahibinin veya adayın adı.
    • Aday gösteren kişinin adı
    • Ödül kazanmaya layık görülen faaliyetlerin genel amacı.
    • Verilen ödülün miktarı.
    • Yürütülen faaliyetlerin coğrafi konumu.

Avrupa Komisyonu, kazananlar hakkında video veya diğer tanıtım materyalleri hazırlayabilir. Avrupa Komisyonu tarafından ödül töreni hazırlıklarında veya sırasında çekilen fotoğraflar ve videoların yegane mülkiyeti Avrupa Komisyonu’ndadır.

Resmi olmayan Türkçe başvuru rehberi ve başvuru formaları için ilgili linkler:

İngilizce başvuru rehberi ve başvuru formları

https://www.avrupa.info.tr/en/news/eu-award-roma-integration-western-balkans-and-turkey-2019-9183

https://ec.europa.eu/neighbourhood-enlargement/news_corner/news/call-applications-now-open-eu-award-roma-integration-western-balkans-and-turkey-_en

[*] “Roman” terimi, AB politika belgelerinde ve tartışmalarında en sık kullanıldığı şekliyle, bu grupların özelliklerini inkar etmeden kendini Roman, Çingene, Gezgin, Rom, Aşkali, Mısırlı, Sinti olarak tanımlayan çeşitli insan gruplarına işaret etmektedir.


[*] Bu ifade, statüyle ilgili duruma halel getirmeyip, Kosova’nın bağımsızlık ilanına ilişkin BM Güvenlik Konseyi’nin 1244 (1999) sayılı Kararı’na ve Uluslararası Adalet Divanı’nın danışma görüşüne uygundur.

 Etkinlikler Batı Balkanlar ve Türkiye’deki Roman Entegrasyonu için AB Ödülü, 2019 – “Bilinmeyen Kahramanlar” için yorumlar kapalı
Oca 272019
 

1933’te Avrupa’daki Yahudi nüfusu dokuz milyonun üzerindeydi. Avrupalı Yahudilerin çoğu Nazi Almanya’sının II. Dünya Savaşı’nda işgal ettiği ya da etkilediği ülkelerde yaşıyordu. 1945’e kadar, Almanlar ve işbirlikçileri Nazilerin Avrupalı Yahudileri öldürme politikası “Nihai Çözüm” ün bir parçası olarak neredeyse her üç Yahudi’den birini öldürdü. Nazilerin Almanya’ya karşı önemli bir tehlike oluşturduğunu düşündükleri Yahudiler, başlangıçta Nazi ırkçılığının hedefi olsalar da, diğer hedef gruplarında yaklaşık 200.000 Roman vardı. Çoğunluğu Almanlardan oluşan ve çeşitli kurumlarda kalan en az 200.000 zihinsel ya da fiziksel engelli bireyleri Ötenazi yöntemiyle öldürüldü.

Nazi Rejimi, Aryanların en üstte; Yahudi, Roman ve diğer rkların da alt kademelerde yer aldığı ırksal bir hiyerarşi geliştirildi. Nazi rejimi, Almanya’da ki Romanları, Yahudileri, Roman ve Sintileri etkileyecek olan yasaları kısa sürede uygulamaya koymaya başladı. 1933 Temmuz’unda yürürlüğe konan “doğuştan kusurlu yeni doğanların engellenmesi” yasası altında Nazi doktorları, insanların rızası olmaksızın sayısız Roman, yarı Roman ve karışık evlilikten doğan Romanları kısırlaştırdı.

Holokost öncesi Roman-Sinti nüfusu tam olarak bilinmediğinden ve yapılan araştırmaların yetersizliğinden, Holokost sırasında ölenlerin yüzdesini ve sayısını tahmin etmek zorlaşmıştır. Bilimsel veriler Roman-Sinti soykırımında ölenlerin tahmini sayısını 220.000 ile 500.000 kişi arasında göstermektedir. Savaş sonrasında, Avrupa’da Sinti ve Roman karşıtı ayrımcılıklar devam etmiştir.

Uluslararası Holokost Anma Günü’nde bir kez daha soykırımda hayatını kaybeden Romanları, Yahudileri, Roman, Sinti diğer hedef gruplarını saygıyla anarken, günümüzde Roman yurtaşlara yönelik sürmekte olan ayrımcılıkla mücadele konusunda kararlı olduğumuzun altını bir kez daha çizmek istiyoruz.
Sıfır Ayrımcılık Derneği

 Haberler/Duyurular Tagged with: , , ,  Uluslararası Holokost Anma Günü Basın Açıklaması için yorumlar kapalı
Oca 212019
 

HABER: YADİGAR AYGÜN

Vural Bingöl’ün yönettiği Çingeneler Zamanı Müzikali, seyircisiyle buluşacak.Kumbara Görsel Sanatların prodüksiyonunu üstlendiği Çingeneler Zamanı Müzikali Türkiye turnesi başladı.

Başrollerinde 1970-80’li yılların dillerden düşmeyen “Unutulur” şarkısıyla gönüllerde taht kuran efsane sanatçı Banu’nun da yer aldığı müzikalde ayrıca Vural Bingöl,Seda Kement ve Cenk Yüksel gibi sevilen oyuncu ve ses sanatçıları da yer alıyor. Çingeneler Zamanı Muziklali Tekirdağ , İstanbul , Bursa , Eskişehir , Balıkesir , İzmir , Antalya , Muğla , Denizli, Aydın’da 02 Şubat – 20 Şubat tarihleri arasında sahne alacak.

HİÇ MERAK ETTİNİZ Mİ?

Yüzyıllar boyunca gezdiler,dünyanın dört bir yanına dağıldılar. Kiminin kaldığı bir at arabası , kiminin yıkık dökük bir barakası, kiminin bir çadırı, kimin de ayağındaki lastik bir çift ayakkabısından başka bir şeyi yoktu. Ama hep güldüler ve eğlendiler. Bizler de “ah bu çingeneler ne güzel yaşıyorlar hayatı” dedik durduk. Peki ya bizim bildiğimiz gibi değilse! Hiç merak ettiniz mi? 

Muzikalin konusu ise: 1980’lerin Yugoslavya’sın da neşeleri eksilmeyen ancak yüzlerine baktığımızda her bir çizgide hüzünlerini görebildiğimiz çingenelerin aşkları, ayrılıkları, mutlulukları ve acılarıdır, zaman zaman güldürüp, zaman zaman da hüzünlendiren. Kızını kaybetmiş, iki torununa hayatını adamış bir büyük anne ve başından bela eksik olmayan oğluyla yaşayan bir annedir Hatica. Tüm saflığıyla aşık olan ancak büyük annesinin kararıyla kardeşi için yollara düşen, zengin olmak hayaliyle kalbindeki beyazı siyaha çeviren bir torun ve hayallerindeki Hollywood’a ulaşmak isterken sahip olduğu saf aşkı kaybeden genç bir çingene kızın hikayesidir anlatılan.

Yapım: Kumbara Görsel Sanatlar 
Uyarlayan: Andrea Primavera 
Yönetmen: Vural Bingöl 
Yönetmen Yardımcısı: Alaattin Bahar 
Sanat Yönetmeni: Andrea Primavera 
Müzik Yönetmeni: Canan Syrell Günçer 
Dekor Tasarım: Sırrı Topraktepe 
Kostüm & Aksesuar Tasarım: Erkan Mercan 
Işık: Ömer Izgin 
Ses: Özkan Boyoğlu 
Müzik Kayıt: Taşoda Müzik 
Mix&Mastering: Furkan Bozkurt 
Supervisor: Arzu Kurnaz 
Afiş Tasarım: Geppetto Design 
Oyuncular
Banu Kırbağ, Cenk Yüksel, Andrea Primavera, Canan Syrell Günçer, Ali Kemal Aydın, Aslı Seda Kement, Gamze Metin, Mehmet Kır, Nilüfer Ömürlü, Ayça Ergün, Murat Yaşar Özdemir, Arzu Kurnaz,Vural Bingöl

 Etkinlikler, Haberler/Duyurular Tagged with:  Çingeneler Zamanı Müzikali Türkiye Turnesi Başladı için yorumlar kapalı
Kas 162018
 

 

Sıfır Ayrımcılık Derneği’nin dahil olduğu Batı Balkanlar ve Türkiye’deki Roman Sivil Toplum Örgütlerini Güçlendirmek için Ortak Girişim, Roman Taban Örğütleri için Kapasite Geliştirme Fonu Başvuruları başladı.

2018 yılındaki öncelikli savunuculuk alanları;

  • Türkiye’nin farklı bölgelerindeki Roman, Abdal, Lom, Dom ve Rom STÖ’lerin kadın hakları ve çocuk hakları alanında kapasitesini güçlendirmek,
  • Yerel halk ve yerel yöneticiler arasında stratejik ilişkiler kurulmasına destek vermek,
  • 2016-21 Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesinin belediyeler ve yerel yönetimler nezdinde uygulanabilirliğini artırmak için izlemeler yapmak,
  • Skorkartlar ile belediyeleri değerlendirmek ve En Roman Dostu Belediye Kampanyası ile belediyelerin çalışmalarını teşvik etmektir.

 

Yukarda belirtilen öncelikli çalışma alanları ile ilgili olan, en fazla altı sürecek olan  savunuculuk, izleme, kampanya yürütme ya da kapasite geliştirmeye yönelik projeler Ortak Girişim tarafından desteklenecektir.

Hibe Verilecek Proje Kapsamında Geçerli Olan Faaliyetler:

Savunuculuk Faaliyetleri:

  • Rom, Dom, Lom, Abdal topluluklardaki kadınların ve çocukların güçlenmesine yönelik çalışmalar,
  • Roman hakları ile ilgili konferanslar,
  • Yerel yönetimlerin katıldığı yuvarlak masa toplantıları,
  • Yerel yönetimlerle stratejik ortaklıklar kurmak için yerel savunuculuk faaliyetleri,

İzleme Çalışmaları:

  • Veri Toplama (Gölge Rapor hazırlama),
  • Ortak girişim tarafından yerel halkın belediyeleri değerlendirmesi için hazırlanmış skorkartların doldurulması için mahallelinin eğitilmesi,
  • Roman sosyal içermesi için belediyelerin izlenmesi ve değerlendirilmesi

Kampanya Çalışmaları:

  • “En Roman Dostu Belediye Başkanı” kampanyası için hazırlanmış yerel etkinlikler, Kampanyanın görünürlüğünün artırılması ve daha geniş kitlelere ulaşması için yapılacak çalışmalar

Kapasite Geliştirme Çalışmaları:

  • Roman grupları ve taban örgütlere yönelik hazırlanmış kapasite geliştirme çalışmaları

Hibe Verilecek Proje Kapsamında Geçersiz Olan Faaliyetler:

  • Workshoplar, seminerler, konferanslar, kongreler ve çalışmalar ve eğitim kursları için yapılan bireysel harcamalar
  • Partileri veya illegal faaliyetleri destekleyen çalışmalar;
  • Ofis veyahut Gayrimenkul satın alma;
  • Tamamlanmış yada halen süren projeler için finans sağlama;
  • Projenin hedefi ile alakasız çalışmalar

2019 döneminde gerçekleştirmeyi düşündüğünüz projelerin yukarıda belirtilen öncelikli çalışma alanlarıyla örtüştüğünü düşünüyorsanız bu fonuna başvuruda bulunabilirsiniz.  Sıfır Ayrımcılık Derneği bu hibe kapsamında en fazla 1500 Euro değerinde hibe verebilecektir. Lütfen başvurunuzu hazırlarken bu bilgiyi dikkate alınız.

Eğer bu fona başvuru yapmak isterseniz ekte gönderilen başvuru formunu eksiksiz olarak doldurup,  sener.sevval@gmail.com adresine sifirayder@gmail.com adresini cc kısmına ekleyerek e posta ile göndermeniz gerekmektedir.

Son Başvuru tarihi 25 Kasım 2018’dir.

Seçilen derneklerin listesi 30 Kasım 2018 tarihinde yayınlanacak,

Sözleşmenin imzalanmasının hemen ardından en geç 3 Aralık 2018 tarihine kadar hibeler belirtilen dernek hesabına yatırılacaktır.

Hibe basvuru formu 2018

Sıfır Ayrımcılık Hibe Başvuru Detayları

 Etkinlikler Roman Dernekleri için Kapasite Geliştirme Fonu Başvuruları Açıldı! için yorumlar kapalı