Ara 052013
 

900600_detayRomanların yaşadığı mahalleleri dolaşarak çektiği “Buçuk” isimli belgeseliyle Strasbourg’da Avrupa Konseyi’nin insani yardım ödülünü kazanan Elmas Arus, ödül parası olan 10 bin Euro’yu Roman çocukların eğitimi için harcayacak.

vrupa Konseyi insani yardım ödülünü alan Elmas Arus’un adını kamuoyu Başbakan Erdoğan’ın 2010 yılında Abdi İpekçi Spor Salonu’nda gerçekleştirdiği “Roman buluşması”nda duymuştu. Orada söz alan Sıfır Ayrımcılık Derneği Başkanı Elmas Arus, “Bizim çöp toplayan ellerimiz kirlidir ama kalbimiz temizdir!” demişti… İşte Romanların aydınlık yüzü Elmas Arus’un sıradışı öyküsü…

Avrupa Konseyi’nin, İsveçli diplomat Raul Wallenberg adına düzenlediği ve gelecek yıldan itibaren vermeyi kararlaştırdığı İnsani Yardım Ödülü’nün 2014 yılındaki sahibi, Roman kökenli Türkiyeli yönetmen Elmas Arus oldu. Ödül, Arus’un 38 ili ve Romanların yaşadığı 400 mahalleyi dolaşarak hazırladığı “Buçuk” isimli belgeseli ve Romanların durumunun iyileştirilmesi için oluşturduğu Sıfır Ayrımcılık Derneği’nin çalışmaları için verildi. Ödülünü Strasbourg’da düzenlenecek bir törenle 17 Ocak 2014’de alacak olan Arus, ödül parası olan 10 bin Euro’yu başkanı olduğu Sıfır Ayrımcılık Derneği’ne bağışlayarak Roman çocukların eğitimi için harcayacağını açıkladı.

Kamuoyu Elmas Arus’u ilk kez Başbakan Erdoğan’ın 2010 yılında Abdi İpekçi Spor Salonu’nda gerçekleştirdiği “Roman buluşması”nda tanıdı. Orada söz alan Elmas Arus, “Bizim çöp toplayan ellerimiz kirlidir ama kalbimiz temizdir! Sarıgöl’de namaz kılan Şadi amcadan rahatsız olup ‘Çingeneye bak önümde namaz kılıyor’ diyenlere sesimizi duyurmak için buradayız” demişti. Yaptığı konuşmayla alkışlanan Elmas Arus, 2004’te İstanbul’da asistanlık yaptığı bir belgeselin çekimlerinde tanıştığı belgeselci Haluk Arus’la evlendi.
AYAKKABILARI HEP ÇAMURLUYDU
Anne tarafı Roman olan Arus, 1979’da Amasya’da doğdu. İstanbul’a göç ettiklerinde 6 – 7 yaşlarındaydı. İlkokulu Bahçelievler’de okudu. Sınıfın en çalışkan öğrencisiydi. Öğretmeni “Niye bu çamurlu ayakkabılarla geldin?” diye kızardı. Yıllar sonra bu durumu, “Ayakkabılarım kirliydi çünkü mahallem çamur içindeydi’ diye açıklayacaktı. Bütün dersleri 5, fakat davranış ve temizlik 3-4’tü. Bu durum onu hep ağlattı. Bir de arkadaşlarının “O çingene mahallesinde oturuyor, demek ki Elmas çingene” demesine karşılık öğretmeninin, “Neden böyle konuşuyorsunuz?” diye kızmamasına içerledi. Barakada yaşıyorlardı. Annesinin bohçacılık yaptığı dönemde zaman zaman ona eşlik ediyordu.
Okumak istiyordu. Ailesiyle bu nedenle büyük sürtüşmeler yaşadı. “Bari ortaokulu dışarıdan bitirsin, hevesi geçer, evlenir” dediler. Ortaokulu dışarıdan kısa sürede bitirdi. Sonra liseye devam etti. Okulun en başarılı ilk 6 öğrencisi arasına adını yazdırdı. Sonra Trakya Üniversitesi Radyo Televizyon Yayıncılığı’nı kazandı. Trakya Üniversitesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde okudu. Bitirme tezi de “Çingenelerin etnik kimliklerini ortaya koymada medyanın rolü”ydü.
ÜMRAN AVCI
05.12.2013
Kaynak: Habertürk Gazetesi