Ağu 262014
 

indirDiyarbakır’da sayıları 15 bini bulan ve çocuk folklor dalında iki kez Türkiye şampiyonu olan Roman ve Domlar Derneği ekibinin bir sonraki oyunlara katılmaları için sahte belgelerle komplo kurulduğu ortaya çıktı. Derneğin kapanması ve yarışmalara katılmalarını engellemek için Halk Oyunları Federasyonu eski il temsilcisi Celal Tanış’ın jüri üyelerini ayarlayarak boş kağıda imza attırdığını iddia edildi.  İddiayı belgeleriyle gösteren Domlar Derneği Başkanı Demir, “İki defa Türkiye şampiyonu olduğumuz için başarımızı hazım edemeyenler oldu. Bunlar bizim jüri üyelerine saldırdığımızı iddia ederek, bizi şikayet ettiler. Madem jüri üyelerini dövdük, neden hiçbirinin raporu yok ve polis neden ifademizi almadı. Düzmece bir dilekçe ile bizi oyunlardan men etmek istediler. Gerekli yerlere itirazlarımızı yaptık, umarım bu yanlışlıktan dönülür” dedi.

Diyarbakır’da sayıları 15 bini bulan Roman ve Domların kurduğu çocuk folklor ekibi, iki kez Türkiye şampiyonu oldu. Sur ilçesinin yoksul bölgelerinde ikamet eden minikleri Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren eğitimciler ev ev dolaşarak keşfetti. Çocuklar, üç yıl düzenli çalışınca İstanbul’da yapılan folklor müsabakalarına damgasını vurdu. Diyarbakırlı çocuklar, minikler kategorisinde Türkiye birincisi olu. Dernek başkanı Mehmet Demir’in ’zurnacı’ olarak görev yaptığı folklor ekibinin kentte ve bölgede de birçok başarısı bulunuyor. Ancak bu başarıların birileri tarafından engellenmek istendiği ortaya çıktı.

’Sahte belge ile oyunlardan men edildiler’

İki defa Türkiye şampiyonu oldukları için bazı kesimlerin hedefi haline geldiklerini belirten Demir, “Uzun süreden bu yana başarımızın önüne geçemeyenler bizi farklı şekilde yolumuzdan alı koymak istiyorlar. Geçen yıl dernek adına girdiğimiz folklor yarışmasında yine Türkiye birincisi olduk. Bizler takdir ve tebrikleri beklerken birileri ‘Bu Çingeneler nasıl Diyarbakır’ı temsil eder’ şeklinde tepkide bulundu. Bu başarılarımızı engellemek için başta Halk Oyunları Federasyonu eski il temsilcisi Celal Tanış ve ulusal bölge hakemi Hanefi Altunboğa uzun süredir başarımızın önüne geçmek için her yolu deniyorlar. Bu yılki bölge yarışmalarında Tanış ve Altunboğa’nın desteklediği takım ile yarıştık. Her iki ekibe aynı oyu verdiler. Malatya’daki yarışmada fark attık ve Türkiye finaline çıkmaya hak kazandık. Dönüşte yine aynı ayrımcılığa maruz kaldık, Çingeneler nasıl birinci olur diye hakaret ettiler. Buna tahammül edemeyen Celal Tanış boş bir kağıt alarak jüri üyelerinin imzasını alıyor ve bizim jüri üyelerine saldırdığımız iddia ederek, oyunlardan men edilmemiz istendi. Bu iftiralar nedeniyle Kulübe 1 yıl, bana 1 yıl ve minik oyunculara 9 ay oyunlara katılmama ceza verdiler. Bu belge hayali bir şekilde düzenlendi. Eğer bu belgede yazılanlar doğru ise ve biz hakemlere saldırıp küfür ettiysek neden hakkımızda dava açmadı. Polis neden rapor tutup ifademizi almadı. Bizi engellemek için bunları tezgahladılar. Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğüne gerekli itirazlarda bulunduk. Umarım haklılığımız ispatlanır ve bize karşı ön yargılar da biter” dedi.

’Derneği evine taşıdı’

Derneğin bulunduğu yerin kirasını ödeyemediği için Derneği Yeniköy Mahallesi’ndeki evine taşıyan Dernek Başkanı Demir, kent genelinde etnik gruplara yönelik verilen destekten mahrum bırakıldıklarının altını çizerek, Gerek Avrupa’dan, gerekse de Türk Hükümeti’nin ayrımcılık politikalarından dolayı Dom mensuplarının mağdur olduklarını söyledi. Bugüne kadar tek manevi desteği sadece merkezi İstanbul’da bulunan Sıfır Ayrımcılık Derneği’nden gördüklerine değinen Demir, Ne Valilik, ne Belediye ne de diğer kuruluşlarından bugüne kadar tek kuruş dahi maddi destek almadıklarını, aksine tek bir gençlerinin bile işe yerleştirmediğini savundu.

’Verilen sözler tutulmadı’

Demir, Derneği 2007 yılında, DOM gençlerini, çocuklarını ve dul bayanları kötü yoldan kurtarmak ve insanca yaşatmak için kurduklarını hatırlatarak, “Derneği ilk açtığımızda yoğun talep ve ilgi gördük. Özellikle Avrupa’dan heyet geldi, onlarla birlikte dom aşiretini gezdik. Ayrıca dom aşireti mensupları da derneğin kurulmasını istedi. Biz de kurduk. Avrupa’dan gelen heyetler, galiba çok büyük konuştular. Bize, “3 ay bu derneği ayakta tutun, gerisini bize bırakın. Biz size gerekli desteği vereceğiz. 8 yıldır Derneği ayakta tutuyoruz, ancak bugüne kadar verilen sözler tutulmadı” dedi.

’40 torunu ve annelerine bakıyorum’

Aileye kendisinin baktığını belirten Demir, “40 torunuma ve annelerine bakıyorum. Artık maddi olarak gücüm tükendi. Ben Halk eğitim Merkezi’nde geçici olarak usta öğreticiyim. Okulların kapanmasıyla birlikte yine işsiz kaldım. Yılda 5 ay çalışabiliyorum. Kendi imkanlarımla hem derneği ayakta tutmaya çalışıyorum, hem de ailemi geçindiriyorum. Aşiret nüfusunun 3’te 2’si cezaevlerinde. Her türlü olumsuz olaylara karışmışlar. Perişan ve mağdurlar. Ne kadar kötü iş varsa yapıyorlar. Oysa ben derneği kurarken, aşiret üyelerinin daha insanca yaşamalarını sağlamak istedim. Gençlerin ve çocukların kötü işler yapmamasını istedim. Böylelikle derneği kurdum. Derneğin kurulması sırasında çok sayıda aşiret mensubu derneğe gelip destek olacaklarını belirttiler. Avrupa ve Türkiye’den yardım bekliyordular. Ancak istenen destek ve yardımlar gelmeyince tek başıma kaldım. Derneğe gelen bir daha gelmiyor. Aşiret mensupları, çapaya, pamuk, fındık ve şeker pancarı toplamaya gidiyorlar. Mevsimlik işçi olarak Batı İllerinde çalışmaya gidiyor” diye konuştu.

’Suriye’li sığınmacılar işlerimizi elimizden aldılar’

Suriye’den gelen sığınmacılar ile birlikte daha perişan bir duruma geldiklerini kaydeden Demir, “Geri kalan bütün işlerimizi onlar elimizden aldılar. Adeta bir trafik polisi edasıyla, caddelerde arabaların önlerini keserek, para istiyorlar. Ucuz iş gücü nedeniyle artık Suriyeli sığınmacılar tercih edilmeye başlandı. Gündelik işlerde çalışan Domlar, sığınmacılar nedeniyle çalışamaz duruma geldiler. 10–15 liraya çalıştıkları için vatandaşlarımız sığınmacıları tercih ediyorlar. Çalışan domlarında haklarını vermiyorlar. Suriye’den gelen sığınmacıların yüzde 90’ı domdur. Derdimiz yetmezmiş gibi onlarda 13+1’dir. Onlar böyle yapınca Diyarbakır’lı domlar iş bulamıyor ve böylelikle ailelerini geçindiremiyorlar. Cami, sokaklar, çarşılarda dilencilik yapıyorlar. Bizde böyle evde tam takır oturuyoruz. Bizi ne arayan ne de soran var. Ne Valilik ne de Belediye bizi destek vermiyor. Bir gencimizi dahi İşkur aracılığıyla işe yerleştirmediler.”

Mehmet ENGİN

 26.08.2014

Kaynak: BasNews

http://basnews.com/tr/News/Details/Turkiye-nin-gururu-miniklere-sahte-belgelerle-men-cezasi/31830