Eyl 292014
 

rodimata-acılısSıfır Ayrımcılık Derneği’nin Sosyal Değişim Derneği ortaklığıyla yürüttüğü ve İstanbul İsveç Başkonsolosluğu’nun desteklediği Rodimata Projesi 29 Mayıs Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında İsveç Başkonsolosluğu’nun toplantı salonunda gerçekleştirildi.

Kamu kurumlarından, üniversitelerden, Roman sivil toplum örgütleri ve insan hakları örgütlerinden yaklaşık 30 kişinin katıldığı toplantının ilk oturumunda Romanlar ve Romanlar gibi yaşayan toplulukların genel durumu, sosyal içerme konusunda gelinen nokta ve bu süreçte çeşitli paydaşların oynadığı rol tartışıldı. Toplantının ikinci oturumunda ise Rodimata projesinin hedefleri ve bu projeyle gerçekleştirilmek istenen faaliyetler tanıtıldıktan sonra söz konusu hedefler tartışmaya açıldı.

Rodimata Projesi Koordinatörü ve Sıfır Ayrımcılık Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Elmas Arus “Türkiye’de Romanlar ve Romanlar Gibi Yaşayan Grupların Genel Durumu” başlıklı konuşmasında, Türkiye’de homojen bir “Roman” toplumundan bahsetmenin mümkün olmadığını ifade etti. “Roman Açılımı” ile birlikte “Roman” olarak adlandırılmaya başlanan toplum, tarihsel olarak “Çingene” adı altında ötekileştirilen ve sosyal dışlanmanın mağduru olan ve dilsel, kültürel ve etnik özellikler bakımında çeşitlilik gösteren bir toplum. Bu çeşitlilik Rom, Dom, Lom ve Abdal grupların varlığından kaynaklanmakta. Arus’a göre, böylesine çeşitliliğe sahip bir toplumun tüm gruplarının “Roman” kimliği altında toplanması, Roman olmayan diğer grupların (Dom, Lom ve Abdallar) kendilerini sürecin dışında hissetmesine neden oluyor. Kimliğin dar bir şekilde ve kendi içerisindeki çeşitliliği yok sayacak şekilde tanımlanması var olan mağduriyetlerin derinleşmesine sebep olacaktır. Arus, kimliğin kapsayıcı bir şekilde kavramsallaştırılmasının bu kimliğe yönelik formüle edilecek ve uygulanacak kamu politikalarının belirlenmesinde büyük önem taşıdığını belirtti.

Sosyal Değişim Derneği Genel Sekreteri Levent Şensever, “Roman Meselesinde Türkiye Sivil Toplumunun Rolü” başlıklı konuşmasında,çok boyutlu ve yapısal sorunları barındıran Roman meselesinin sadece Romanların meselesi olmadığını belirtti ve tüm insan hakları örgütlerini bu konuda çalışmalar yapmaya davet etti. Şensever’in özellikle altını çizdiği nokta bu konuda faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin temel rolünün Romanların sosyal içermesi konusunda kamuya yerine getirmesi gereken yükümlülükleri hatırlatmak olması gerektiği. Roman olmayan sivil toplum örgütlerinin, Roman STK’larla işbirliği yapmasının önemine değinen Şensever’e göre Roman meselesi ve Romanların yaşadığı sorunlar Türkiye’de çok fazla bilinen bir mesele olmadığı için bu konuda kamuoyunda farkındalık artırıcı çalışmalar yapılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Sağlık Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü, Avrupa Birliği Dairesi Başkanı Dr. P. Elif Ekmekçi Bor “Roman Meselesinde Kamu Kurumlarının Rolü” başlıklı konuşmasında, Romanların sosyal haklar konusunda yaşadığı sorunlara çözüm üretme noktasında ne kamunun ne sivil toplumun ne de bireylerin tek başlarına söz söyleyebilecek konumda olduğunu belirtti. Ekmekçi’ye göre, konuya taraf olan tüm paydaşların/aktörlerin konuya yaklaşırken kendi pozisyonlarının getirdiği belirli avantajlar söz konusu. Sorunların çözümüne yönelik geliştirilecek başarılı politikaların formüle edilmesinde farklı paydaşların bakış açılarını ve farklı pozisyonların avantajlarını bir araya getirebilecek katılımcı süreçleri oluşturmak önemli.

Toplantının ikinci oturumunda Rodimata Projesi Asistanı Gonca Şahin, Türkiye’de Roman toplulukların durumunu iyileştirmek için özellikle eğitim, sağlık, barınma ve istihdam alanlarında acil, uygulanabilir ve kalıcı politikalar geliştirmeye ihtiyaç olduğunu belirtti. Rodimata projesinin, 12 aylık bir süre içerisinde, Roman toplulukların mevcut durumunun iyileştirilmesi konusunda ihtiyaç duyulan eylemlerin ve programların geliştirilmesi için bir araç olmayı hedeflediğini ifade etti.

Toplantı, moderatörlüğünü Sıfır Ayrımcılık Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Çetinkaya’nın yaptığı oturumda projeye ilişkin katılımcıların paylaştığı katkı ve önerilerin alınmasıyla sona erdi.