Kas 082020
 

Roman gençlerin sosyal ve siyasal alanda karar mekanizmaları içerisinde aktif yurttaşlar olarak rol almalarını hedefleyen Başka Bir Siyaset Okulu, dördüncü kez kapılarını açtı. Okul, son gününde uluslararası düzeyde bir Roman toplantısına ev sahipliği yaptı. Toplantıda,

pandeminin toplumdaki eşitsizliği bir kez daha su yüzüne çıkardığı belirtildi.

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu İktisadi ve Sosyal Kalkınma Bölümü Sosyal Politika ve İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Program Yöneticisi Mehmet Caner Demir’in modere ettiği toplantının ilk oturumunda “Roman İçermesine Sektörel Yaklaşımlar” konusu ele alındı.

Viyana Ekonomi ve İşletme Üniversitesi Avrupa ve Uluslararası Hukuk Enstitüsü’nden Walter Wolf, Türkiye’de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yayımlanan ‘Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi’ne dikkat çekti.

Wolf, bu belgenin hükümet ve otoritelerin bakış açısını yansıttığını, belgede yukardan aşağıya bir yaklaşımın hâkim olduğunu söyledi. Romanların ihtiyaç ve isteklerini daha iyi anlamak için aşağıdan yukarıya bir yaklaşımla strateji oluşturmak gerektiğini kaydeden Wolf, bu noktada toplumun önemli bileşenlerinden STK’lara rol düştüğünü anlattı. Toplumun ihtiyaçlarını analiz eden STK’lara, kamu görevlileriyle strateji belgesini referans alarak görüşmesini önerdi. Roman gençlere seslenen Wolf, “Karşılaştığınız güçlülüklerin farkındayım. Aslında yokuş yukarı bir savaş veriyorsunuz. Burda önemli olan kendi içinde birlik olmanız ve uzun dönemde Roman güçlenmesini öncelemeniz.” şeklinde konuştu.

Romanlar, Eğitim Politikalarının Neresinde?

Avrupa Eğitim Vakfı Türkiye Sorumlusu Lida Kita, Roman toplumunun eğitim ihtiyacından bahsederek söze başladı. “2023 Eğitim Stratejileri için Roman toplumuna danışıldı mı? Roman STK’lar toplantılara davet edildi mi? Edildiyse aktif katılım sağlandı mı?” diye soran Kita, pandemi döneminde eğitime erişemeyen Roman çocuklar için politika üretilip üretilmediğini merak ettiğini söyledi. Genç aktivistlerin bu konuda veri toplayıp ana akım politikalara yön vermeleri gerektiğini kaydeden Kita, “Aktivist Romanlar olarak sorunu ortaya koymanın ötesine geçip yerel ve ulusal düzeyde politika yapıcıları etkilememiz lazım.” dedi.

Pandemi Toplumu Orantısız Etkiledi

Gebze Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hande Barlın’ın modere ettiği ettiği ikinci oturumda “Roman İçermesine Bölgesel Yaklaşım, Batı Balkanlar ve Türkiye” konusu ele alındı.

Avrupa Taban Örgütleri Ağı (ERGO Network) Politika ve Proje Koordinatörü Mustafa Jakupov, pandeminin Roman topluluklarına orantısız bir etkisi olduğunu ifade etti. Romanlarla ilgili tabandan veri topladıklarını aktaran Jakupov, pandemide Romanların yaşam koşullarının kötüleştiğini, su ve sabun gibi temel ihtiyaçlara erişemedikleri için toplumda virüsün daha hızlı yayıldığını söyledi. Romanların toplumdan tecrit edildiğini belirten Jakupov, Bulgaristan’daki Roman yerleşim yerinin kapatıldığını söyledi.

Çoğu hükümetin kırılgan gruplarla ilgili özel tedbirler geliştiremediğine dikkat çeken Jakupov,  AB üyesi ülkelerde dayanışmanın ön planda olması gerektiğinin altını çizdi.

Romanlar İçin Duyarlı Bütçeleme Yapılmalı

Batı Balkanlar ve Türkiye Bölgesel İş birliği Konseyi’nden (RCC) Politika Uzmanı Mimoza Gavrani, Roman topluluklarının ihtiyaçlarına cevap veren “duyarlı” bütçelemelerden bahsetti. Eğitim, barınma, istihdam gibi alanlarda ihtiyaçlara göre özel hedefler belirlediklerini, bu hedefleri hayata geçirmek için hükümetlerarası çalışma grupları oluşturduklarını, Roman entegrasyonu eylem ekibinin devrede olduğunu anlattı. Aldıkları kararların doğrudan eyleme dönüştüğünü aktaran Gavrani, “Bunu yaparken hükümet bütçelerini Romanlara yönelik formüle etmeye çalışıyoruz. Duyarlı bütçelemeyle Roman toplumuyla toplumun geri kalanı arasında var olan boşlukları kapatmaya, dengesizliği ortadan kaldırmaya çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Eşitsizlikle Bir Kez Daha Yüzleştik

Roma Active Albania Direktörü Adriatik Hasantari,  pandeminin toplumdaki eşitsizlikleri görünür kıldığını söyledi. “Eşitsizlik vardı, pandemi bunu derinleştirmedi, su yüzüne çıkardı ve gerçekliğin resmini bir kez daha görmemizi sağladı.” dedi. Pandemide ön safta çalışan aktivistlerin bu resmi göstermek için sahadaki öyküleri anlatması gerektiğini belirten Hasantari, anlatılan öyküleri farklı düzeylerde tartışarak politika üretebileceklerini dile getirdi.

 “Uzlaşmacı Dilden Yanayız”

Hareketli gündeminden dolayı Türkiye’nin daima ilgi çektiğine değinen Olof Palme Center Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölge Direktörü Helin Şahin, ülkedeson dönemde baskın birkutuplaşma gözlemlediğini dile getirdi. Demokrasinin tesisi için STK’ların önemine dikkat çeken Şahin, toplum adına politika üretirken de uzlaşmacı bir dilden yana olunması gerektiğini belirtti.

Toplantıyı organize eden Başka Bir Siyaset Okulu Proje Direktörü Elmas Arus, Romanların haklara erişiminin önündeki engelleri kaldırmaya çalıştıklarını dile getirdi. Strateji belgesinin kâğıt üzerinde kaldığını anlatan Arus, Romanların mücadelesini destekleyecek bir mekanizma olmadığını, pandemide Romanların sahipsizliğiyle bir kez daha yüzleştiklerini aktardı. Kamu kurumlarının acilen duruma müdahale etmesi gerektiğini söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Doğan Subaşı ve Sosyal Demokrasi Vakfı Başkanı Ertan Aksoy’un katılımıyla devam eden toplantıda yoksulluk politikaları da ele alındı.

24-31 Ekim 2020 tarihleri arasında düzenlenen eğitimler, Sıfır Ayrımcılık Derneği tarafından Avrupa Konseyi ve Olof Palme Uluslararası Merkezi’nin desteğiyle hayata geçirildi.

Sorry, the comment form is closed at this time.