Nis 012014
 

MENEKSEphoto1-310_213Romanlara yönelik kötü klişeleri içerdiği iddia edilen bir kitap ilkokullardan kaldırıldı.

”Yonca Kız” kitabının kısa süre önce ilkokulların okuma listesinden kaldırılması eğitim sistemindeki kötü klişeciliğin bir hatırlatması niteliğindeyken, aynı zamanda Roman topluluğunun haklarına saygı duyma konusunda atılan bir adımı da temsil ediyordu.

Türk yazar Kemal Bilbaşar tarafından yazılan kitap 2008 yılından bu yana bakanlık tarafından önerilen ”100 Temel Kitap” arasında yer alıyordu. “Yonca Kiz” bir Roman tarafından kaçırılan ve işkence edilen bir kızın yaşadığı sorunları anlatıyor.

Kitapta yer alan bir cümlede şöyle deniliyor: ”O gözü kör olasıcalar önlerine gelen her şeyi çalarlar. Küçükken ufak kız kardeşini Çingenelerin nasıl kaçırdıklarını anlatacaktı, ama Yonca Kız’ı fazla korkutmadan çekindi, sustu.” Continue reading »

Şub 272014
 

birine-otekinin-hakkini-sormak-kimligimizden-utandirildik--4108661Türkiye’de gayri resmi rakamlara göre 5 milyon Çingene var. Bazı Roman dernekleri bu rakamı 3 milyona indiriyor, bazıları da 8 milyona kadar çıkarıyor. Herşeyden yoksunlar. Bir sorun olunca; varsa ‘çadırları’ toplayıp gidiyorlar, yoksa ‘duvarların’ arkasına saklanıyorlar. Örgüt lafını sevmiyorlar.

Onlar bir filmin karesi gibi ‘görünür’ oldular… Darbuka ve keman seslerinin yükseldiği, gece köpek havlamalarının, sarhoş naralarının, yakası açılmadık hikâyelerin ve tenhalarda yoksulluğa çekilen sustalı bıçkın delikanlıların kol gezdiği sokaklarla anıldılar… Türkiye’nin kalaycısı, elekçisi, sepetçisi, çiçekçisi olmaktan öteye gidemediler…

Bugün gayri resmi rakamlara göre; Türkiye’de 5 milyon kadar Çingene var. Bazı Roman dernekleri bu rakamı 3 milyon olarak açıklıyorsa bazıları da 8 milyona kadar çıkıyor. Sistemle bağları vergi ve askere gitmenin dışında yok gibi. Temel eğitimden, iş olanaklarından yoksunlar. Bir sorun olunca; varsa ‘çadırları’ toplayıp gidiyorlar, yoksa duvarların arkasına saklanıyorlar.  Örgütlenme nedir bilmiyorlar… Continue reading »

Şub 072014
 

page_cingenelerde-kimlik-bilinci-roman-acilimiyla-olustu_538806439Sıfır Ayrımcılık Derneği Başkanı Elmas Arus: Anketler Romanların çoğunluğu kendilerini önce ‘Türk’ sonra ‘Müslüman’ veya önce ‘Müslüman’ sonra ‘Türk’ olarak tarif ediyorlar sonucunu çıkarıyor

Ulusal kimliklerin yok sayıldığı, mezheplerin görünmez kılındığı, soykırımların yaşandığı bir coğrafyada tarihsel boyutu çok eski olan ama gündeme yeni gelen bir sorunla karşı karşıyayız. Çingeneler! Kürt,  Ermeni, Süryani ve Alevi sorunu kadar ağırlığı olduğu halde görülüp de görülmezden gelinmiş bir sorun.  Ne Türk demokratik hareketinin ne Kürtlerin, ne Ermenilerin ne de Alevilerin Çingeneler konusunda elle tutulur bir söylem ve dayanışmaya sahip olduklarını söylemek çok zor.

Çingenelere karşı ötekileştirilenlerin tavrı neden ötekileştirici?  Roman sorunu etnik bir sorun mu yoksa sosyo-kültürel bir sorun mu? “Roman Açılımı” öncesi ve sonrası Romanlar da millet, kimlik, dil ve kültür sorununa yaklaşımda farklılar neler oldu? “Müzakere”, “barış” sürecinde Çingenelerin rolü var mı soruları başta olmak üzere sivil aktivist ve Sıfır Ayrımcılık Derneği Başkanı Elmas Arus’la Çingenelerin sorunları ve çözüm parametrelerini konuştum. Continue reading »

Ara 282013
 

elmas-ve-ben-yakc4b1nSıfır Ayrımcılık Derneği Başkanı ve belgesel yönetmeni Elmas ARUS. Çingenelere yönelik ayrımcılığa karşı mücadelesinden dolayı tanınıyor, biliniyor. Roman açılımında aktif rol alıyor. Türkiyeli Romanların durumunun iyleştirilmesine yönelik başarılı çalışmalarından dolayı Avrupa Konseyi’nin İnsani Yardım Ödülüne layık görülen ilk isim. 10 bin Avroluk ödülünü, Roman çocukların eğitiminde kullanılmak üzere Başkanı olduğu derneğe bağışlıyor.

2010’da İstanbul’da gerçekleşen Türkiye’deki Roman Vatandaşlar Konferansında tanıdım Elmas’ı. Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyinden temsilcilerin de  katıldığı bu konferansta söylediği sözler hala kulaklarımda: “Bilir misiniz? Kimse bizim çocuklarımıza ‘büyüyünce ne olacaksın?’  diye sormaz. Neden sormazlar bilir misiniz? Kaderleri bellidir de ondan. İşte biz bu kaderi değiştirmek için buradayız. Bizim de çocuklarımız büyüyünce, sizin çocuklarınız gibi ‘doktor, mühendis, polis, öğretmen, tarihçi, profesör, hatta Başbakan olacağım’ desinler diye… İşte bu yollar açılsın diye buradayız.”

Söyleşiyi herhangi bir Çingene mahallesinde yapmayı teklif ediyorum. Sıcak bakıyor ve organizasyonu yapıyor. Kuştepe Gençlik Platformu Başkanı Bahattin Turnalı bizi Taksimden alıyor. Hem platformdan hem de  Gönenliler Derneğinden Çingene gençlerle buluşmak üzere Kuştepe’ye gidiyoruz. Continue reading »

Ara 102013
 

300x112690_2_2Kimliği sebebiyle ilkokul müdürünün “böyle pis olmayın” dediği Elmas, üniversiteyi bitiren ilk Roman kızlarından oldu.

Çekimleri 8 yıl süren, Türkiye’deki Çingeneleri anlattığı ‘Buçuk‘ adlı belgeselle ses getiren Elmas Arus, Sıfır Ayrımcılık Derneği ile Çingene toplumunun problemleri için döktüğü terin karşılığını, Avrupa Konseyi’nden gelen ödülle alacak. 17 Ocak’ta Strasbourg’ta, Avrupa Konseyi’nin Raoul Wallenberg anısına verdiği ilk ödüle kavuşacak Elmas Arus’un zorlu hayat hikayesi, bu ödüle ne kadar layık olduğunun da ispatı. Kızların ilkokula bile gönderilmediği Çingene toplumunda, üniversiteye kadar yükselen Elmas’ın ibret alınacak türden bir hikâyesi var. Avrupa Konseyi’nden alacağı 10 bin Euro’yu yeni Elmas’ların çıkması için harcayacak genç aktivist, “Bu ödülün Türkiye’deki önyargıların kırılmasına etki edeceğine inanıyorum” diyor.

Türkiye’deki Çingeneler için attığın adımlarla Avrupa Konseyi’nin Raoul Wallenberg anısına verdiği ilk ödülü aldın. Bu ödüle giden yolu merak ediyorum…

Öncelikle, ödüle başvuruyu biz yapmadık. Bu ödülü Olof Palme Vakfı veriyor. Bizim bir ‘Kamu-STK Diyalog Grubu’ oluşturma projemiz var ve bu projeyi fonluyorlar. Bana “2 yıllık çalışmalarınızı izliyoruz. Sizi aday göstermek istiyoruz” dediler. Benim hikâyemi, çektiğimiz ‘Buçuk’ adlı belgeselin ve Sıfır Ayrımcılık Derneği’nin hikâyesini biliyorlar. Biz de basından öğrendik ve çok şaşırdık; ama sadece ‘Buçuk’u çekmemiz değildi gerekçe. Continue reading »

Ara 082013
 

22443214Roman kökenli Elmas Arus, İstanbul’daki 30 bin kişilik sülalesinden okula giden ilk kız çocuğuydu. Tabuları yıkıp iki üniversite bitirdi. Dokuz yıl, “Ben kimim?” sorusunun peşinde Türkiye’nin her yerindeki Roman grupları ziyaret etti, ‘Buçuk’ adlı belgeseli hazırladı. 2009’da kurduğu Sıfır Ayrımcılık Derneği’yle geçen hafta Avrupa Konseyi’nin prestijli İnsani Yardım Ödülü’ne layık görüldü.

AVRUPA Konseyi’nin İsveçli diplomat Raul Wallenberg adına verdiği İnsani Yardım Ödülü’nün ilki, Romanlara yönelik ayrımcılıkla mücadelesinden dolayı Elmas Arus’a (34) verilecek. Peki kim bu Elmas Arus?

Yarı göçebe ailenin beş çocuğundan biri olarak Amasya’da doğdu. Roman kökenli annesi ev işçiliğiyle, Abdal kökenli babasıysa ördüğü sepetleri sattıktan sonra günlük fabrika işçiliği gibi geçici işlerle geçimi sağlıyordu. “30 bin kişilik sülalede okula giden ilk kız çocuk bendim” diye hayatını anlatmaya başlıyor Elmas: “Bizde kızların toplumun dışına çıkması, yani okula gitmesi yasaktı. Erkekler de ancak ilkokul üçüncü sınıfa kadar gidiyordu ama babam okuma yazma bilmemeyi kör kalmak olarak görüyordu.” Continue reading »

Ara 052013
 

900600_detayRomanların yaşadığı mahalleleri dolaşarak çektiği “Buçuk” isimli belgeseliyle Strasbourg’da Avrupa Konseyi’nin insani yardım ödülünü kazanan Elmas Arus, ödül parası olan 10 bin Euro’yu Roman çocukların eğitimi için harcayacak.

vrupa Konseyi insani yardım ödülünü alan Elmas Arus’un adını kamuoyu Başbakan Erdoğan’ın 2010 yılında Abdi İpekçi Spor Salonu’nda gerçekleştirdiği “Roman buluşması”nda duymuştu. Orada söz alan Sıfır Ayrımcılık Derneği Başkanı Elmas Arus, “Bizim çöp toplayan ellerimiz kirlidir ama kalbimiz temizdir!” demişti… İşte Romanların aydınlık yüzü Elmas Arus’un sıradışı öyküsü…

Avrupa Konseyi’nin, İsveçli diplomat Raul Wallenberg adına düzenlediği ve gelecek yıldan itibaren vermeyi kararlaştırdığı İnsani Yardım Ödülü’nün 2014 yılındaki sahibi, Roman kökenli Türkiyeli yönetmen Elmas Arus oldu. Ödül, Arus’un 38 ili ve Romanların yaşadığı 400 mahalleyi dolaşarak hazırladığı “Buçuk” isimli belgeseli ve Romanların durumunun iyileştirilmesi için oluşturduğu Sıfır Ayrımcılık Derneği’nin çalışmaları için verildi. Ödülünü Strasbourg’da düzenlenecek bir törenle 17 Ocak 2014’de alacak olan Arus, ödül parası olan 10 bin Euro’yu başkanı olduğu Sıfır Ayrımcılık Derneği’ne bağışlayarak Roman çocukların eğitimi için harcayacağını açıkladı. Continue reading »

Nis 092013
 

Hükümetin 3 yıl önce başlattığı ”Roman açılımı” kapsamında somut sonuçlara ulaşabilmek için hayata geçirilen Romanlar İçin Kamu-STK Diyalog Grubu, ilgili bakanlıklarca hazırlanan Strateji Belgesi’nin uygulanabilir olmasını istiyor.

Kamu-STK Diyalog Grubu, bunun için Roman meselesine 10. Kalkınma Programı’nda yer verilmesini ve bütçe ayrılmasını talep ediyor. Romanlar İçin Kamu-STK Diyalog Grubu Oluşturulması Projesi’nin yürütücüsü Sıfır Ayrımcılık Derneği Başkanı Elmas Arus, AA muhabirine proje hakkında bilgi verdi. Continue reading »