Sıfır Ayrımcılık Derneği Brüksel'de!

Anasayfa

Haberler

Sıfır Ayrımcılık Derneği Brüksel'de!

Haberler
Sıfır Ayrımcılık Derneği Brüksel'de!

Avrupa Birliği Komisyonu 2020 sonrası Avrupa Birliği’nde uygulanacak olan Roman Politikalarına ilişkin bir dizi çalışma toplantısı düzenledi. Sıfır Ayrımcılık Derneği bu toplantılara Türkiye’den katılan tek Sivil Toplum Kuruluşu oldu. 1 Ekim tarihinde Brüksel’de yapılan toplantı öncesinde, Türkiye ve Batı Balkanlar ülkelerinin katıldığı bir hazırlık toplantısı gerçekleştirildi. Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakereleri Genel Müdürlüğü’nde (DG NEAR) yapılan toplantıda sivil toplum örgütleri ve ülkelerin ilgili kamu kurumları temsilcileri Roman içermesi açısından pozisyonlarını tartıştılar. Genişleme ülkelerinin 2020 Roman Politikası oluşturulması sürecine katkı yapması gerektiğinin altını çizdiler.

1 Ekim tarihli genel toplantıya ise Avrupa Birliği üye ülkeleri ile aday ülkelerin sivil toplum örgütleri ve Roman içermesi ile ilgili kamu kurumları temsilcileri, Avrupa Parlementosu üyeleri, Avrupa Birliği Komisyonu temsilcileri ve uluslararası örgütlerin temsilcileri katıldı. Toplantıda temel olarak,

- 2020 sonrası Romanların eşitliği ve içermesi konusunda AB eyleminin politika seçenekleri
- 2020 sonrası Romanların eşitliği ve içermesinin ölçülmesi
- 2020 sonrası çingene karşıtlığı ile mücadele ve Romanların katılımının teşviki
- 2020 sonrasında Roman nüfusu içinde çeşitliliğin de dikkate alınması tartışıldı.

Çalıştayda Sıfır Ayrımcılık Derneği, Türkiye’nin bir aday ülke olarak mevzuat ve politikalarının AB ile uyumlaştırması gerektiğinden hareketle, Türkiye’nin de politika belirleme sürecinde var olmasının gerekli olduğunun altını çizdi. AB Komisyonunun Romanlar içindeki farklı grupların ihtiyaçlarını tartışmaya açmasını, farklı ihtiyaçları göz önünde bulundurarak sosyal içerme politikaları geliştirme olasılığını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Ayrıca, gençlerin, çocuk ve kadınların yanı sıra yaşlı, LGBTİ, engelli ve Suriye’den göç eden Roman’ların da ihtiyaçlarının ve özelliklerinin dikkate alınması gerektiğinin altını çizdi. Yaşlılık tanımını yaparken, ana akım toplumun +65 skalasından ziyade Romanların yaşam beklentisi süresini göz önünde bulundurarak yeni bir yaş skalası belirlenmesinin gerekli olduğunu belirtti. Ayrıca, mahallelerde ve topluluk nezdinde yapılan müdahalelerin Roman topluluğu içindeki belirli kesimleri ve kişileri toplumun daha da dışına iten yeni güç yapıları oluşturmaması gerektiğini önemle vurguladı. Sıfır Ayrımcılık Derneği’nin toplantıda vurguladığı her nokta toplantı raporunda yer aldı.